İhvan-ı Müslimin tarafından yapılan açıklamada, Fas ile işgalci rejim arasındaki ilişkilerin büyükelçilik seviyesine çıkarılması, karşılıklı büyükelçi değişimi ve iki taraf arasındaki iş birliğinin genişletilmesine ilişkin anlaşmanın kınandığı belirtildi.
Açıklamada 'israil'in Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarını işgal etmeyi sürdürdüğü, Mısır ve Ürdün'ü açıkça ilan edilen tehcir planları üzerinden tehdit ettiği ve bölge üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı' ifade edildi.
İhvan-ı Müslimin 'israil'in bölge ülkeleri üzerinde tek başına hakimiyet kurmasını engelleyecek her türlü dengeyi ortadan kaldırmaya çalıştığını' ifade etti.
'Fas halkı ile karar arasında ayrım yapıyoruz'
Fas yönetiminin kararını Fas halkının tutumundan ayrı değerlendirdiklerini belirten İhvan-ı Müslimin, 'Fas halkı Filistin'in yanında durması ve işgali ve normalleşmeyi reddetmesiyle tanınmaktadır.' dedi.
Açıklamada, işgalci rejim ve ABD'nin 'İbrahim Anlaşmaları' olarak adlandırılan sürece katılmaları yönündeki baskı ve teşviklere karşı duran Arap ve İslam ülkelerinin tutumunun takdir edildiği ifade edildi.
'israilin baskılarına boyun eğilmemeli'
İhvan-ı Müslimin 'Geçici kazanımlar veya güvenceler karşılığında israilin şantajına boyun eğilmemeli.' dedi.
Bunun hükümetlerle halkları arasındaki mesafeyi artırabileceğini ve bölgeyi daha da zayıflatabileceğini belirten İhvan-ı Müslimin, bölgede resmi ve halk düzeyinde ortak bir tutuma ihtiyaç olduğunu ifade etti.
'Bölgesel denge yakınlaşmayla yeniden kurulmalı'
Açıklamada, bölgesel dengenin yeniden kurulmasının Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan ve İran arasındaki yakınlaşmayla mümkün olabileceği belirtildi.
İhvan-ı Müslimin 'Bu ülkeler arasındaki mevcut anlaşmazlıklara rağmen karşılıklı anlayış geliştirmek, ortaklık zemini oluşturmak ve ihtilaflı dosyaları diyalog yoluyla yönetmek, bölgenin çıkarlarını korumanın ve ülkelerin bağımsız hareket alanını genişletmenin en gerçekçi yoludur.' ifadelerini kullandı.
'israil bölgenin güvenlik ve istikrar kaynağı olamaz'
İhvan-ı Müslimin, bölgenin dışarıdan bir güvenlik şemsiyesine dayanmasının son savaşla birlikte güvenilir olmadığının görüldüğünü savunarak 'israil bölgenin güvenlik veya istikrarının kaynağı olamaz.' dedi.
Açıklamada, işgalci rejimin bölge ülkelerini zayıflatmaya, aralarındaki anlaşmazlıklardan yararlanmaya ve egemenliklerini ihlal etmeye dayalı bir politika izlediği belirtildi.
'Bu sürecin destekçisi olmaya devam edeceğiz'
İhvan-ı Müslimin, bölge ülkeleri arasındaki yakınlaşmayı hedefleyen girişimleri desteklemeye devam edeceğini belirterek 'Mısır'ın ulusal güvenliğinin korunması, Filistin'in desteklenmesi ve bölge halklarının çıkarlarının savunulması için tüm siyasi ve toplumsal imkanlarımızı bu sürecin hizmetine sunacağız.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)





