Filistinli Mahkumlarla Uluslararası Dayanışma Örgütü (TADAMON) tarafından hazırlanan raporda, alıkonulan kişilere ilişkin temel bilgilerin gizlenmesinin hukuki itirazları, tıbbi müdahaleyi, delillerin korunmasını ve olası ihlallerin soruşturulmasını engellediği belirtildi.
28 Eylül Uluslararası Bilgiye Evrensel Erişim Günü dolayısıyla hazırlanan raporda, alıkonulan kişinin bulunduğu yer, kendisini hangi kurumun tuttuğu, alıkonulmasının hukuki dayanağı ve yargısal statüsünün yanı sıra sağlık durumu ve 'gözaltı' merkezleri veya sağlık kuruluşları arasındaki nakillerine ilişkin bilgilerin zamanında paylaşılmasının gerektiği vurgulandı.
Raporda, esirin nerede tutulduğu ve hukuki statüsünün bilinmemesinin ailesi ile avukatlarının alıkonulmanın hukuka uygunluğuna itiraz etmesini zorlaştırdığı, sağlık bilgilerinin gizlenmesinin ise gerekli tıbbi müdahalenin gecikmesine yol açabileceği ifade edildi.
Ölümlerde gerçeklerin ortaya çıkarılması zorlaşıyor
Raporda, alıkonulma sırasında yaşanan ölümlerde bilgi gizlemenin daha ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.
Ölümün gerçekleştiği yer ve nedeni, tıbbi inceleme ve soruşturma sonuçları, cenazenin bulunduğu yer ve aileye teslim sürecine ilişkin bilgilerin, ölümün koşullarının ortaya çıkarılması açısından temel öneme sahip olduğu belirtildi.
Bilgilerin geciktirilmesi veya paylaşılmamasının delillerin kaybolmasına ve soruşturmaların sekteye uğramasına yol açabileceği kaydedilen raporda, ailelerin yakınlarının akıbetini öğrenme ve gerekli hukuki yollara başvurma hakkından mahrum bırakılmaması gerektiği vurgulandı.
Ailelerin yakınlarının akıbetini bilme hakkı
TADAMON, bir esirin öldüğünün açıklanmasının, ailesinin ölümün koşullarını öğrenme hakkını ortadan kaldırmadığını belirtti.
Raporda, esirlerin nerede tutulduğunun ve hukuki durumlarının kayıt altına alınması, gerekli sağlık bilgilerinin sağlanması, ölüm halinde ailelerin derhal bilgilendirilmesi ve ilgili delil ve kayıtların korunması çağrısında bulunuldu.
Kuruluş, esirlerin korunmasının yalnızca tutuldukları koşullarla sınırlı olmadığını, esirlerin ve ailelerinin yakınlarının akıbetine ilişkin temel bilgilere zamanında ulaşabilmesinin de hukuki ve insani korumanın bir parçası olduğunu vurguladı. (İLKHA)




